Kayıtlar

Eleştirel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sanatın Kimyası

Sanat bir bileşiktir, matematiktir, fiziktir, bilimin bütün dallarıdır, aşkla icra edilen tüm mesleklerdir. Doktor, mühendis, bilim adamı, öğretmen herkes sanatçı olabilir, mesleğini sevdiği ve yücelttiği takdirde. Lakin mesleğini/sanatını "yüceltme" kaygısından ziyade, meslekle/ünvanla veya sanatla, "yücelme" gayesinde kimi insanlar. Sanatın ve sanatçının belirli yapı taşları vardır oysa... Sanatın değişmez 3 hammaddesi; gönül, emek ve saygıdır. Sanat ahlaksızın mirası olmaz, gönül de emek de saygı da ahlak işidir neticede. Gönül; Duygudur, ruhtur, hissiyattır, zerafettir, aşktır. Bunların tamamı sevgi, samimiyet, istek, incelik (empati) bulunduran bünyede bulunur. Ülkesini, insanları umursamaz, kibirli, bencil, çıkarcı birinin gönlü yoktur, ruhu yoktur, gönülsüz/ruhsuz birinin de sanatı olmaz, söyleyecek sözü olmaz, paradan gösterişten başka dert ve amaç yoktur onda. Oysa sanatta dışavurum, baş kaldırı, gelişim ve estetik vardır. Emek; Gönül, saygı v...

tarafsiz bolge

Hayatta muhtemelen en kötü şey herhangi bir düşünce sekline sahip olamamaktir. Kendinize ait bir dusunce şeklinizin bulunmamasi demek, hem bireysel olarak olgunlasamamaniz, yeterli olamamaniz anlamina gelir, hem de herhangi bir durusunuzun bulunmamasi (argoda kaypaklik derler) herhangi bir fikre ait olmamaniz anlamına gelir. Gectigimiz 12 yil içinde birçok vatan hainligine sahit oldum; -gozlerim ve kulaklarim bile hâla derin bir utanc içinde- fakat, bunlardan en kotuleri hic şüphesiz keyfi ve tıkıri yerindeyken Ataturkcu gecinip de işler birazcik kotulestiginde taraf degistirenlerdir. Eger şu anda bile evlerinizde rahatca internete girip, facebook twitter gibi a-sosyal medya platformlarinda ergen muhabbeti yapabiliyorsaniz, bunun yegane sebebi Ataturk ve ona FIKREN VE VICDANEN inanmis sehitlerimizdir. Kafanizi kaldirip bati ve doğu medeniyetlerine bakiniz ! Hicbirinde boyle bir onder bulamazsiniz ancak buralardaki insanlarin cogunda COGUNUZDAN, COK DAHA FAZLA TURKIYE ve ANADOLU...

ne mezarıma, ne de yakınımdakilerin !

ne mezarıma ne de yakınımdakilerin.... sen haddini bilmez Eski dost ! ...ve sen çıkarcılıkların, riyakârlıkların ve namertliklerin kıskanç hakanı ! can cekişirken ben, siz hallerinizden memnun ve keyfin en has köşelerindeydiniz ! şimdi merhamet mi beklemektesiniz ? açık ve net söylüyorum, kaybedecek hiçbirşeyim kalmadı, birdaha bana bulaşırsınız, hiç üşenmez, oturduğum yerden kalkar, oraya gelir ve nefesiniz kesilene dek boğazlarım sizi ! bu bir ikâz değil, gerçek ! beni tanıyordunuz, fakat son 5 senedir tanımadığınız bir adam var karşınızda. ne en ufak bi fikriniz var, ne de neler yapabileceğime dair bir tahmininiz !!! iyi biri olmaya çalışıyorum, lakin çok çok hassas bir noktadayım andım olsun ki, zıvanadan çıkartmayın ! işinizin düştüğünden öte vefa beklenmez sizden ! bir de tutmuş hayasızca hesap sorarsınız benden ! yok öyle bi hakkınız ve çok açıktır ki borcum yok, siz borçlusunuz. annem, anneannem, ablam, hatta çok mümkündür ki "ben...

Duyduk duymadık demeyin, YENİLDİK !

duyduk duymadık demeyin, YENİLDİK ! dost geçinip sırttan vuran, dinlediğinden çok konuşan, anladığından çok anlamayan, yakın zannından çok uzak olan, koşun yetiştirin sahiplerinize, nefsinize, dinmek bilmeyen egonuza, paranıza pulunuza, kıskançlığınıza, hayır hayır ! yetiştirin gerçek sahibinize , yetiştirin iblislerinize, ve iblislerinizin de sahibi olan şeytanınıza ! yenildiğim size sahip olan ! gururlu ve mutlu olun, kabul ediyorum, kutlamaları başlatın, YENİLDİM ! sana değil, ona değil, hiçbirinize değil ! fakat el birliği ile ittiğiniz hâyâsızlığa ! duyduk duymadık demeyin !

MEKTUP Savaşlarım - 1

Resim
Banu Avar' a "Milli irade bildirisi" hakkındaki açık mektubum! 23 Haziran 2013, 20:26 İyi günler Banu Hanım!   Sözü kısa tutmaya çalışarak; Adana'ya geldiğinizde, (yakın zaman önce) "biraraya gelmenin bir yolunu düşünmelisiniz" demiştiniz. Görünen o ki, halk bu yolu bulmuştur.  Başardığınız işleri hayranlık ve dikkatle takip etmekteyim ancak benim gibi genç insanların ne yazıktır ki tecrübeleri oldukça sınırlıdır. İşte tam da bu noktada sizden birtakım ricalarım olacaktır:   1) Milli irade bildirisinden sonra kurulacak olan kurultayın amacı nedir, gençlere bunu izah ediniz.   2) Gençlerin akli ve ilmi başkaldırışları muhakkak ki yerinde ve asil bir harekettir ancak, lidersiz bir topluluk üzücüdür ki sürüklenmelere maruz kalacaktır, bu hususta bizlere acilen birtakım asil şahıslar liderlik etmelidir.   3) İkinci maddeye ilişkin olarak sizden ricamız; BİZLERDEN, TOPLANIP BİRİLERİNİ SEÇMEMİZİ BEKLEYENE KADAR, SİZLERDEN (...

KURTULMAYI istemek

ülke sorunlarını konuşmayacağım, çünkü sorunların çözümleri çok kolay. nasılını siz de biliyorsunuz, hiç sormayın. adam gibi, dini alet etmeden, kullanmadan, sadece vatanına hizmet etme kaygısı ve niyeti güden, sadece 2 seneliğine bile olsa ülkenin başına getirilecek bir adam. iki sene yeter, gerçekten ! Âhlaklı ve dürüst olsun yeter ! ha var mı böyle biri ? elbette var bi yerlerde, elbette !!! fakat, asıl sorun şu ki; çıksa böyle biri, kim yolundan gider ? sormak istediğim ; kim kendinin kurtarıcısı ? kendine kurtarıcı olmaya ne mi gerek var ? kurtarılmak için ! çünkü hanımlar ve beyler...! şöyle bir gerçek var ; siz kurtarılmak isteMİyorsunuz ! neden diye sormayın yüzsüz yüzsüz, nedenini içten içe çok iyi biliyorsunuz, soysuzluğa karşı sızlanan, soylu iliklerinizde hissediyorsunuz ! çünkü birçoğunuz hala televizyonlarında yarışma programlarını, izdivaç programlarını, futbol programlarını, hepsini geçtim, inatla hâlâ televizyonunu izliyor ! çünkü birçoğunuz ...

Değişim !

insanlar değişmez derler ; peki ya utanmıyor muyduk düşünce ? samimiyetsiz gülebilmiş miydik hiç ? veya riyakarca sevebilmiş miydik ? çocukken yalan söyliyebiliyor muyduk ? ya da söyleyebilsek bile, kulaklarımız, gözlerimiz, yanaklarımız söyliyebiliyor muydu ? insanlar değişmez derler, hayır ! değişir, ne yazık ki, pek azımız iyi, ve pek çoğumuz kötüye doğru... "hiç değişmemişsin(!)" derler ya hani ? değişmeyen ne var ki ?

Zamanımız doldu

ülkenizi yönetenler; halktan çalıyorsa, topraklarınızı satıyorsa, yalancılıkta ve riyakarlıkta en başı çekiyorsa, ve bu alenen bilinmesine karşın, halktan bazı kesimler, bunu halen destekliyebiliyorsa, eğitim ve öğretim çökmüş, üniversitedeki bazı hocalar, haysiyetsiz ve paraist olmuşsa, ülkenin öğretmeni değil de, cemaatin hocası olmuşlarsa, ülkenin insanları, yalan söylemeyi ve sömürülmeyi, ülkesi batarken göz göre göre kafelerde sürtmeyi aşağılık bir huy haline getirmişse, adalete, doktora, polise güven kalmamışsa, kişiliğinizi kim olduğunuz , nasıl biri olduğunuz değil de, mesleğiniz, aldığınız maaş, rütbeniz veya üye olduğunuz burjuva kulüpler belirliyorsa, kadınlara saygısızlık, tecavüz ve kapkara çarşaflar reva görülüyorsa, ve kadınların da kendilerine hoş gördükleri bunlarsa ? kadınlığı asalet, zerafet ve güzellik olarak görmüyor da, geçiş kartı, para, ayrıcalık olarak, bir araç olarak görüyorlarsa, 10 yıllık dostunuz sizi gözleriyle kemirmişse, şöhret ka...

Aptal olabilmek için yapılması gerekenler;

1) Televizyon izlemek, (yarışma/magazin/sabah programları) 2) Ahlaksızlık, 3) Düşünmemek, 4) Tekrarlar, 5) Bağımlılıklar, 6) Kolay yaşama yönelmek ve aşırı teknoloji, 7) Seçim yapmamak / seçici olmamak, 8) Eğlence ve nefs düşkünlüğü, 9) Okumamak, objektif olamamak, 10) Çok konuşmak, dedikodu, boş konuşmak, 11) şehirlere ve şehirlerdeki strese maruz kalmak, 12) Doğadan ve doğallıktan uzak yaşamak, 13) kötü ve yetersiz beslenmek, aşırı alkol, sigara, 14) spor yapmamak, tembellik etmek, 15) kişisel gelişim kitapları okumak, yoga yapmak, 16) öğretmenlere, patronlara boyun eğmek, yalakalık yapmak, 17) biat etmek, kula kulluk etmek, köle olmak, "sadece" Üniversite okumak (kağıt parçası için), 18) kibir, 19) özgüvensizlik ! aptal olabilmek için çok şey yapmak gerek, zeki olmak daha kolay sanki...

2199 yılında yaşayan, halinden memnun KÖLELER !

_bilinen sene ; 2014_ ".... insanlar dibindeki problemi çözmez, çünkü gerçek istekleri problemin çözümü değil, kısa yoldan mutlu olmaktır. o yüzden, kendi dibindeki insanları üzen insanları ; dışarda huzur evlerini ziyarete giderken, veyahut, kazık yediği bütün dostlarına, yavru köpek sadakati ve sevecenliği gösterirken, yanı başlarındaki sevenlerini ise, yerlebir edip bırakışlarıyla yakalayabilirsiniz.. umurları bile olmadan... çünkü yaptıkları, kazanç aslında, kendilerinden kendilerine, "ne kadar harika bir insanım!" dedirttirebilmek için. yardım ettikleri kişileri düşünmezler, inançlı geçinenler ise düşünmez hiç yaradanı, ya da aç insanları. çok gördük vandaki depremzedeler, ısınma, barınma, tuvalet sorunu çekerken, açlık çekerken, dışarılara (yurtdışılarına) yapılan yardımları. çok gördük türkmenler acı çekerken, ırak'a giren katillerin arkalarının sıvazlandığını, kendi vatandaşı ölürken, nasıl da kayıtsız kalıp üstüne hâlâ müslümanım d...

Alın-ma

Oldum olası şu "alınma" olayını anlamamışımdır. Üstelik çok alıngan biriyimdir. Mesela birisi gelip yüzüme küfretse, alınır, ve girişebilirim. ya da pakpartili olsam, küfredilmiş hissederim, aşağılanmış hissederim. 9 yıllık bir dostun bana düşman kesilmesine alınabilirim. adaletsizlikle, ahlaksızlıkla, imansızlıkla, aptal olmakla itham edildiğim cümlelere alınırım. Çünkü haketmiyorum. Bunu biliyorum. Alınmak, haksız olmamanıza rağmen size bulunulan haksız ithamlar sonucu oluşan duygudur. Eğer, size yazılmayan bir yazıyı okurken, kendinizi o yazıda görüyorsanız, ve alındıysanız, o sizin kendi vicdanınızdandır, yazarın size kast etmesinden değil ! İşte öyle anlar geldiğinde, alınganlıkla yerinizde saymayıp, düzeltin kendinizi, çünkü gücenmek size hiçbir şey katmaz. Haksızlığa uğramak can yakar, eleştirilmek değil... haliyle, haklı eleştiriye maruz kalırsanız, sözlü ya da yazılı, içerisinde zerre hakaret içermeyen. ve kişinin hitap ettiği kişi, "üstü...

televizyon

Resim
 Listen to me! Television is a circus, a carnival, a traveling troupe of acrobats, storytellers, dancers, singers, jugglers, sideshow freaks, lion tamers and football players. We’re in the boredom-killing business. So if you want the truth, go to God. Go to your gurus. Go to yourselves, because that’s the only place you’re going to find any real truth. But, man, you’re never gonna get any truth from us. We’ll tell you anything you wanna hear. We lie like hell. We’ll tell you that Kojak always gets the killer and that nobody ever gets cancer at Archie Bunker’s house. And no matter how much trouble the hero is in, don’t worry. Just look at your watch. At the end of the hour, he’s gonna win. We’ll tell you any shit you want to hear. We deal in illusions, man. None of it is true! But you people sit there day after day, night after night, all ages, colors, creeds. We’re all you know. You’re beginning to believe the illusions we’re spinning here. You’re beginning to think that ...

Kandil'iniz mübarek olsun !!!

05.06.2013 saat: 23:05 BUGÜN KANDİL ! kandil'iniz mübarek olsun.... sevgi ve barış dolu olsun.... Rize'de eli taşlı sopalı bekleyen dindarlar bugünü unutmuş olacaklar ki, taşa sopaya ve küfre sarılmışlar... yazıklar olsun sizin müslümanlığınıza. bizim dilimiz ise barıştan yana ve duada... iyi insanlara, iyi kandiller !!

önemli konular 2 !!!! (şiddetle tavsiye ederim)

Resim

önemli konular!!!

Resim
prof oktay sinanoğlu

güç sahibi olmak (güç yanılgısı)

'Güç sahibi insan' denilince akla gelen güç, yazıda bahsettiğim. kas gücü değil! Pekala... gerçek güç nedir? "Sözde" güç sahibi insanlara göre, güç sahibi olmak demek; Dünya üzerindeki insanları kontrol edebilmek, Ayrıcalıklı bir zümre olduğunu sanmak, dokunulmaz ve yenilmez olduğunun yanılgısında olmak, inandığı inancın, ayrıcalıklı din olması; kendisinin ise bu dine/ ilime/ öğretiye ulaşabildiği için, kendinin seçkin kişi olduğunu zannetmesi ve "bilgelik" öğrencileri olduklarını sanmaları demektir!!! öncelikle "bilgelik" başkasından öğrenilmez! "bilgelik" kendi içinizde var olan bir olgudur...saklıdır, yalnızca kendiniz onu açığa çıkarabilirsiniz... ...."bilge" insan sizi zorla bilge yapamaz, sadece 'mevcut olanı', kendinize verdiğiniz emek ile 'geliştirmenize' yardımcı olur.. ve kendinize verdiğiniz bu emek, güzel ahlaktan, irade ve nefs kontrolünden başlar, hiç bitmez, sonu ge...

Fıkra

Size bir fıkra anlatayım... Bir gün; bir italyan, bir fransız, bir türk oturmuşlar, sohbet edecekler, önce tanışmaya başlamışlar... Fransıza sormuşlar, 'nerelisin?' ,diye; Fransızım demiş... İtalyan'a sormuşlar, 'nerelisin?', diye; İtalyanım demiş... En son sıra Türke gelmiş ve sormuşlar, 'nerelisin?' diye; ....ama ne dese beğenirsiniz??? Türkiyeliyim... demiiiiişş.... ...... İşte böylee.. bize komik gelmeyebilir, ancak emin olun, bazı örgütler bu fıkraya kahkahalarla gülüyor. ...., Türkiyeliyim ne demektir yahu? Türkçe, sırf sondan eklemeli bir dil diye, kelimelerin orasına burasına ek ekleyip de, yamalı bohçaya çevirmenin manası var mı? Türk demek veya türküm demek ırkçılık yapmak değildir ki.... başka ırkları hor görmek ırkçılıktır. Kardeş kardeş yaşıyoruz şurda. Neden utanıyorsunuz türküm demekten Ayrıca; Size ırkınızı soran oldu mu?  Size nerden göçüp geldiğinizi soran oldu mu?  Size atalarınızın soyağa...

yorum yok

Eğer bir ülkede, ülkenin en önemli komedyenlerinden birisi, tutup; mevcut diktatörün yaptığı zorbalığa karşı duruyorsa ve 'ciddi', serden geçmiş bir biçimde meydan okuyorsa; o ülkedeki hiçbir işin şakası kalmamış demektir... ****** katile önce ev izni çıkartacaklar, sonrasında da meclise sokacaklar... hala içilen kahvenin, yenen hamburgerin tadı güzel geliyor mu? şahsen, bir parça bal bile sürsem dilime, tadı acı geliyor artık... sanırım ağzımızın tadı çoktaaan kaçtı...! **************** tarih, marih tekrarlanmaz, tekerrürden ibaret olan; insan davranışları ve toplumsal davranışlardır. insanlar da,toplumlar da, rahatı görür, bozulur, ölümü görür, düzelir.... ****** geç kalındığı vakit, artık çok geçtir.geriye kalan, telafi etme çabasıdır... telafi etmek için ise, asla geç değildir. aksi takdirde bir telafiden söz edebilmek saçma olmaz mıydı? *********

elektrik devresi

"Evren kurallar üzerine işlerken; insan, kuralsızlığa yönelme eğilimindedir." Rüzgar l Everest İnternete yazılarını koyuyorsun ama, ya fikirlerin çalınırsa? Özellikle günlük koşuşturmacalarımızın içerisinde, espirilerimizi, sevdiklerimize söylediklerimizi, giyim tarzımızı, hareketlerimizi, sözcük öbeklerimizi, öğretilerimizi, tepeden tırnağa herşeyimizi, kendininmiş gibi gösterenler olacaktır, oluyordur da... Fikir hırsızlığından büyük hırsızlık yoktur. Doğrudur, ancak getirileri de vardır.... Bakınız; bu durum, elektrik devrelerinin işleyişine benzer... Bir devre üzerindeki 4 ögeden birisinizdir... Üreteç, İletken tel, Direnç, Ve yalıtkanlar...(hiç düşünmeyenler) Düşünmek yine, en önem arz eden elemandır. Düşünüyorsanız, üreteçsinizdir. Düşündükçe, daha çok parlatırsınız, iyi akımı sembolize eder. Loş parlaklık ise, yeterince düşünmediğinizin ve akımınızın kötü olduğunu sembolize eder... Öyleyse;  Eğer fikirleriniz sizin akımlarınızs...